Flah player Yükü değil, bu yüzden animasyonu göremezsiniz

Tokat Esnafına Dair Herşey!

Bugün: 6 Ocak 2009

Sık kullanılanlara ekle - Anasayfan yap

 

Tokat İş Yerleri Rehberi

Göremezsiniz.... Bilgisayarınıza Flash Player Yükleyin!

Kategoriler
Türkiye

 
Tokat'a dair
Tarihçesi
Ekonomisi
Turizmi
Tarihi eserleri
El sanatları
Coğrafyası
İlçeleri
Tokat Türküleri
Türkü mp3leri
Fotoğraf galerisi
E-kart servisi 
 
Tokat Antik Kentler
Komana, Pontika
Sebastapolis
Zelitis, Zale
   
Web sitemize dair
Arşiv
Editörler
Editörlere mesaj gönder
Editörlük başvurusu
Yardım / İletişim (?!)
Ziyaretçi defteri
Reklam
 



Ziyaretçi sayısı
Online 1
Bugün 1
Bu ay 1
Bu yıl 1
Toplam 62310
 

Tokat'a dair


TOKAT TARİHİ

TOKAT KENTİNİN DEĞİŞİK ZAMAN VE BÖLGELERDEKİ İSMİ

DÖNEM

 

İSİM

ANTİK

-

KOMANA

BİZANS

-

EVDOKSİA

ARAP

-

DOKAT

İRAN

-

KAH CUN

SELÇUUKLU

-

DAR ÜN NUSRET

MOĞOL

-

SOBARU

YILDIRIM BEYAZIT DEVRİ

-

DAR ÜN NASR

OSMANLI VE CUMHURİYET DÖNEMİ

-

TOKAT

TOKAT'TA KURULMUŞ DEVLET VE İMPARATORLUKLAR

HATTİ İMPARATORLUĞU

HİTİT İMPARATORLUĞU

FRİG UYGARLIĞI

MED UYGARLIĞI

PERS UYGARLIĞI

BÜYÜK İSKENDER İMPARATORLUĞU

ROMA İMPARATORLUĞU

BİZANS İMPARATORLUĞU

ARAP DEVLETLERİ

DANİŞMEND DEVLETİ

ANADOLUSELÇUKLU DEVLETİ

MOĞOL İMPARATORLUĞU

İLHANLI DEVLETİ

OSMANLI İMPARATORLUĞU

TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ

 

HİTİT VE FRİG ÇAĞLARI

Kalkolitik ve ilk tunç çağlarının ardından kurulan eski Hitit krallığı ve daha sonraki Büyük Hitit İmparatorluğu dönemine ait yerleşim alanları Tokat'ın sulak vadilerine, bereketli ovalarına serpilmiştir. Görülmeye değer en önemli merkezlerden biri Zile İlçesinin Yalınyazı yakınındaki Masat Höyük'tür. Büyük Hitit İmparatorluğu'na bağlı federasyonlarda bir be­ye ait bir sarayda ve bu sarayın yamaçlarında, kentin bulunduğu höyükte arkeolojik kazılar yapılmış, çivi yazılı tabletler, tunç ve demir çağlara ait çeşitli seramik eşyalar bulunmuştur. Yüksek düzeyde Hitit kültür ve sanatı yaşanan diğer önemli merkezler; Erbaa ilçesinde Horoztepe, J.G.C Anderson'un "Verisa" ve J.Garstang'ın "Zıppalanga" dediği kutsal Hitit kenti Aktepe (Bolus) Höyüğü, Zile Kalesi'nin bulun­duğu "Anzilia" Höyüğü ile höyük ve kale höyük gibi diğer yerleşim alanları bulunmaktadır. Buralarda arkeolojik kazılar yapılmış, kalkolitik döneme ait eserler bulunmuştur.

Ege göç kavimleriyle Batı Anadolu'yu istila eden Frigler Tokat yöresindeki Çekerek, Tozanlı, Kelkit Çayı boylarında kurulu Hitit kentlerini işgal etmişlerdir. M.Ö. 8 ve 7. yy da yüksek düzeyde bir uygarlık kurmuşlardır. Maşat Höyük'te Frig dönemine ait yapılar ve çeşitli eşyalar bulunmuştur.

 

MED - PERS DÖNEMİ

Karadeniz'den gelen Kimmer akınına dayanamayan Frig kavimlerinin yıkılmasıyla M.Ö. 6. yy'da önce Med, daha sonra da Pers egemenliğine giren Tokat, büyük Kapadokya Satraplığının (Pers Eyalet Valiliği) içinde kaldı. Persler. Komana'daki MA toplantısına karşı kendi Zerdüşt dinlerini yaymak için Zile'ye dört sütunlu bir Andidis ateş tapınağı ve kırsal alanlarda pek çok ateşgedeler inşa ettiler. Tokat'ın ekonomik ve stratejik önemini gözeten Persler, başkentleri Persopolis'ten Ege'de Lidya Krallığının başkenti Şart merkezine kadar uzanan Kral Yolu'nu Tokat'tan geçirdiler.

 

HELENİSTİK DÖNEM

M.Ö. 334 ve 332 de Büyük İskender'in hızlı ve hırslı seferi ile Anadolu'daki Pers egemenliği son bulmuş, Hellenistik çağ başlamıştır. Bu dönem başlangıcında Pers ve Makedon­yalı soyluların egemenlik çatışmaları sürüp gitmiş, sonunda Pers kökenli Mithritat önderliğinde Pontus Devleti kurulmuştur. Giderek güçlenen Pontus Kralları Niksar, Turhal ve Zile'de Gazafilaklia denen güçlü kaleler, Komana ve Erbaa'da da tapınak, saray ve villalar yapmışlardır.

Karadeniz kıyılarında güçlenen, zamanla Anadolu'nun büyük bir bölümünü egemenlik içine alan Pontuslar, Anadolu'yu istila eden Roma ordularına karşı uzun yıllar süren amansız direniş sürdürmüşlerse de M.Ö. l. yy da Romalılara yenik düşmüşlerdir.

 

ROMA DÖNEMİ

Zile Kalesi

Pontus'un güçlü direnişim kırmak için Roma, en güçlü generallerini Küçük Asya'ya gönderir. Amiral Triarius, Sulla, V.Flaccus, Lucullus ve Pompeius büyük mücadeleler verirler. Nihayet M.Ö. 47 de J. Sezar Zile'ye gelir ve Roma "ya başkaldıran Pontus asıllı Basforos kralı 2. Pharnake'nin orduları ile Altıağaç mev­kiinde karşılaşırlar. Her şey beş saat içerisinde olup bitmiş, uzaktan gelerek çok büyük zafer kazanan Sezar "Veni, vidi, vici" (Geldim, gördüm, yendim) diyerek Roma'ya bildirmiştir.

400 yıl süren Roma egemenliği sırasında Tokat ve yöresinde ticaret, bayındırlık ve ulaşım gelişmiş, kentler imar edilmiş, Komana, Niksar, Zile ve Sulusaray'ın önemi artmıştır.

Tokat Müzesi'nde Roma dönemine ait birçok eser bulunmaktadır. Niksar'ın Leylek Pınar, Ayvaz, Harmancık, Çanakçı deresi ile Kaleiçi'nde, Zile'nin ören yerlerinde ve Sulusaray ilçesinde Roma dönemine ait birçok kalıntı bulunmuştur.

 

BİZANS DÖNEMİ

Roma döneminde imparatorluk 395 'te Doğu ve Batı olarak bölündüğünde Tokat ,Doğu Bizans sınırları içinde kaldı. Bu dönemdeki en önemli gelişme, Hristiyan-Bizans uygarlığının Anadolu'da yayılması, yeni bir kültür ve sanat başlatmış olmasıdır. Ma ve Anaitis gibi ta­pınakları olan Komana kenti giderek önemini yitirdi. Hristiyan halk Turhal yakınlarındaki Dazimnodis ve Tokat Kalesi'nin bulunduğu Evdoksia'ya göç ettiler. 6-7-8. yy Sasani ve Arap devletleri Bizans'ın en önemli doğu soru­nu oldu. Tokat ve yöresi zaman zaman İstanbul'un fethine girişen Arap akıncılarının eline geçti. 10 ve 11. yy'da Türkmen ve göç gazaları ile başlayan Türk-Bizans teması Sultan Alparslan'ın 1071 Malazgirt Zaferi'nden sonra Bi­zans'ın geri çekilmesine dönüştü. Kutalmışoğlu Süleyman Şah ve Gümüştekin Ahmet Gazi'nin orduları Anadolu'nun büyük bölümünü ele geçirerek bağımsız beylikler kurdular.

 

DANİŞMENDOĞULLARI DÖNEMİ

Büyük Selçuklu İmparatoru Sultan Melik Şah'ın komutanlarından Gümüştekin Ahmet Gazi, 1071 Malazgirt Zaferi'nden sonra orduları ile Anadolu'ya geldi. Önce Sivas'ı ve 1095 yılında da Niksar'ı başkent yaptı. Daha sonra Tokat, Zile, Turhal, Zonusa'yı birliğine kattı. Anadolu Selçuklu devletinden ayrı, bağımsız bir devlet kuran Danismendoğuları daha sonra Kayseri ve Malatya'yı da alarak güçlendiler. Güneye inerek Antakya Bohemont Prensliğine, Akdeniz'de de Klikya krallığına son verdiler. Anadolu'nun Türkleşmesinde önemli başarılan olan Melik Ahmet Gazi, Trabzon-Rum Krallığı 'na, Haçlı ordularına karşı mücadele vermiş, kardeş Türk devleti olan Anadolu Selçukluları ile de zaman zaman çatışmalara girmiştir.

Danişmend eserlerinin çoğu Niksar ve Tokat'ta bulunmaktadır. Danişmend oğullarının Tokat yöresindeki egemenliği Selçuklu Sultanı 2. Kılıçarslan'a kadar sürmüştür.

SELÇUKLULAR DÖNEMİ

12. yy ortalarına kadar süren Selçuklu, Danişmend çekişmesine son veren 2. Arslan tüm Danişmend birliğini kendine katar ve 1186 yılında Türklerin feodal devlet anlayışına uyarak ülkesini 11 oğlu arasında paylaştırır. Tokat, oğullarından Rüknettin Süleyman'a düşer. An­cak kardeşler arası uyuşmazlıkların tehlikeli boyutlara ulaştığını gören Süleyman Şah, yeni­den devlet bütünlüğünü sağlar. Anadolu Selçuklu devletinin en önemli ve güçlü zamanı Tokat'ta 6 yıl emirlik yapan Alaettin Keykubat'ın dönemidir. 1220 yılında tahta çıkan Alaettin Keykubat ülke sınırlarını genişletir. Kentleri imar eder, huzur ve güveni sağlar. 1236 yılında Kay seri'de yediği av etinden zehirlenip ölen Alaatin Keykubat'ın yerine oğlu 1. Gıyasettin Keyhüsrev tahta geçer. Genç sultanın dirayetsizliği, emirlerle uyuşamama nedeni ile göç kafileleri ve nihayet önü güçlükle alman Babai ayaklanmaları devleti zayıflatmış ve Moğolların ülkeye girmesini önleyememiştir. 1243 Kösedağ Savaşı devletin kötü kaderini belirlemiş ve ülke Moğol baskısı altında kalmıştır. Bu olumsuz gelişmeleri durdurmak için Selçuklu sultanlarıyla Moğol hanları arasında kilit adam olan Pervane Muinettin Süleyman, birliği sağ­lamak yerine, kişisel ihtirasları ile olayları daha da çıkmaza sokmuş, nihayet 13. yy sonlarında Anadolu Selçuklu Devleti İlhanlı Moğollarının egemenliği altına girmiştir. Pervane Süleyman iktidarında olan Tokat'ta, bugün Gökmedrese diye anılan çinileri ile ünlü Pervane Külliyesi inşa edilmiştir.

İLHANLI DÖNEMİ

Cengiz İmparatorluğu parçalandıktan sonra 1256 yılında kurulan İlhanlı Devleti Türk ve İran kültürü altındaydı. Anadolu Selçuklu devletine son veren ve yarım yüzyıla yakın Or­ta ve Doğu Anadolu'ya egemen olan İlhanlılar bölgedeki siyasi ve ekonomik üstünlüklerinin yanı sıra Tokat, Zile ve Niksar'da eserler bırakmışlardır.

BEYLİKLER DÖNEMİ

İlhanlı Devleti'nin son yıllarında Anadolu valisi Timurtaş, Mısır'a kaçmış ve yerine yakını Ertana (Eratna) Beyini bırakmıştı. Bir süre sonra 1340 yılında Emir Ertana bölgede bağımsız bir hükümdarlık kurdu. Tokat'ı egemenlik alanı içinde alan ve halkın "Köse Peygamber" diye sevdiği Emir Ertana 1352 yılında ölünce, emirlerin kavgaları ve ayaklanmaları yönetimi zayıflattı. Parçalanmaya başlayan Ertana ülkesi Tokat ve Niksar yörelerinde Tacettinoğulları, Hacı Kutluşah ve diğer beylerin egemenlik çatışmaları ile çökmeye başladı. Nihayet 2. Ertana hükümdarı Alaattin Ali, kendi döneminde bu huzursuzlukları önlemeye çalışan devlet adamıydı. Kadı Burhanettin büyük mücadeleler sonunda yönetime karşı bağımsızlığını ilan etti. Bu büyük beyliği Sivas'tan yönetmeye başlayan Kadı Burhanettin, kendisine bağımlı olmak istemeyen Tokat, Niksar, Zile ve Turhal emirle­ri ile şiddetli çatışmalara girdi, Tokat'ı sık sık kuşattı ise de başarılı olamadı. Aynı zamanda şair olan Kadı Burhanettin, Osmanlı hükümdarı Yıldırım Beyazıt ile savaştı. 1398'de de Akkoyunlu hükümdarı ile girdiği savaşta öldürüldü. Kadı Burhanettin ile emirler arasında bitmez tükenmez çatışmalardan usanan Tokal halkı, Osmanlı Sultanı Yıldırım Bcyazıt'a başvurarak illerinin Osmanlı birliğine katılmasını istediler.

 

OSMANLI İMPARATORLUĞU DÖNEMİ

1392 yılında Osmanlı Beyliği'ne katılan Tokat'ın adı Dârü'n Nasr olarak değiştirilmiş­tir. Bundan kısa bir süre sonra Anadolu'ya giren Timur orduları Tokat kalesini kuşatmış, ancak elde edemeyince kentte büyük tahribat yapmıştır. Fetret Devri dediğimiz dönemde Şehzade Çelebi Mehmet'in Amasya ve Tokat yörelerinde ayaklanmaları bastırması, Osmanlı Devleti'nde yeniden dirlik ve düzenlik sağlanması ile Tokat 5 yüzyıl süren Osmanlı birliği içinde kalmıştır.

Timur, Şah İsmail kuşatmaları, uzun Hasan, Şah İsmail, Karayazıcı, Celali ve diğer ayaklanmaların yakıp yıktığı Tokat, su taşkınları ve yer sarsıntılarının yaptığı hasara rağmen önemini ve gelişimini yitirmemiştir. Başta do­kumacılık, yazmacılık, bakırcılık ve dericilik olmak ü/ere sanayi ve ticaret gelişmiş, 14 bü­yük han, birçok camii ve medresenin yanı sıra saraylar, hamamlar, köprüler ve çeşmeler yapılmıştır. Yabancı seyyahların ve Evliya Celebi'nin güzellik ve nimetlerini anlatmakla bitiremedikleri Tokat 1617 yılında Valide Sultanlara Voyvodalık olmuş, ünlü Osmanlı sultanlarının gelip gördüğü orduları ile konakladığı siyasi, kültürel ve ekonomik bir merkez olmuştur. Tokat, Sivas Beylerbeyliği'nin sancak merkezi olarak, Osmanlı İmparatorluğu 'nda önde gelen kentlerden biri olmuştur. Gerileme devrinde kervan yollarından uzak kalan ve bir iç kent haline gelen Tokat,'Avrupa'da gelişen sanayi ve teknoloji ile savaşlardan olumsuz etkilenmiş, giderek bölgeler arası ticaret merkezi olma özelliğini kaybetmiştir.,

1863'te nahiye, 1878'de Mutasarrıflık. 1920'de müstakil Liva olan Tokat, Cumhuriyet'in ilanına kadar kendi kabuğuna çekilmiştir. Cumhuriyet döneminde tarım, enerji, sulama ve sanayi yatırımlarıyla yeniden canlanan Tokat, son yıllarda yine eski gücü ve önemine kavuşma yolunda büyük atılımlar yapmaktadır.

 

MİLLİ MÜCADELE'DE TOKAT

Bilindiği gibi 19. yüzyılın ikinci yarısında sanayinin gelişmesi, sömürgecilik ve diplomatik ilişkilerin hızlanmasına neden oldu. Bu durum ise aynı zamanda büyük devletler arasında siyasi rekabet, ekonomik çıkar çatışmaları ve anlaşmazlıkları meydana getirdi. I. Dünya savaşı öncesi karışıklıklar merkezi durumuna gelen Avrupa, adeta bir barut fıçısından farksızdı.

Teknik üstünlük kompleksine kapılan Avrupa, Osmanlı Devleti'ne "Hasta Adam" gözüyle bakıyor ve onu sömürülecek bir devlet; Türk Milleti'ni de idare edilmeye muhtaç bir millet olarak görüyordu.

Osmanlı Devleti'ne gelince; I. Dünya Savaşından önce 1911 yılında girdiği Trablusgarb Savaşı'nda son Afrika topraklarını İta­ya'ya kaptırmış, 1912-1913 yıllarındaki Balkan Savaşları'nda aldığı mağlubiyetle de Rumeli'deki nüfuzunu kaybetmiştir.

Çanakkale mucizesine rağmen I. Dünya Savaşı'ndan da yenik ayrılan Osmanlı Devleti, Mondros Mütarekesi gibi haysiyet kırıcı bir antlaşmayı imzalamak mecburiyetinde bırakılmıştır.

Türk Milleti'ne esaret zinciri vurmaya yönelik mütarekenin imzalanmasıyla Osmanlı Devleti artık resmen değilse bile, fiilen yıkılmış sayılmakta idi.

Türk Milleti, maddi ve manevi bakımdan iyice sarsılmıştı. Memlekette, açlık, sefalet, asayişsizlik ve gelecek konusunda ise ümitsizlik hakimdi.

Ancak, bütün bu olumsuzluklara rağmen, millet egemenliğine dayalı yeni bir Türk Devle­ti kurma fikri ile yola çıkan Mustafa Kemal, Türk Milleti'nin kurtuluşu yönünde hiç bir zaman ümitsizliğe kapılmadı. O, Türk Milletinin vatanı, bağımsızlığı, bayrağı, namusu... gibi kutsal saydığı değerleri korumada her türlü fedakârlıktan kaçınmayacağını çok iyi biliyordu.

Türk Milleti'ne olan güvenini her fırsatta ifade eden Mustafa Kemal, bilindiği gibi 19 Mayıs 1919 günü Samsun'a çıkarak Kurtuluş Savaşımız yolunda ilk adımı atmış oldu. Samsun'da başlayan bu yolculuk Kavak, Havza, Amasya ve Tokat istikametinde devam edecek­tir.

Tokat, Birinci Dünya Savaşı sonlarında Sivas vilayetine bağlı bir sancak merkezi durumunda idi. Bu tarihlerde nüfusu yüz bini aşan Tokat Sancağı'nda, Türkler çoğunlukta, Rum ve Ermeniler ise azınlık durumunda idi. Zile, Reşadiye, Niksar ve Erbaa Tokat'a bağlı kazalardı.

Mondros Mütarekesi'nin imzalandığı günlerde ve hemen sonrasında Anadolu'da baş gösteren sıkıntı, şüphesiz Tokat Sancağı halkını da üzmüş ve gelecek hakkında endişeye düşür­müştür. Bilhassa, Tokat'ta azınlık durumunda olan Rumların, merkezi Samsun olmak üzere Tokat'ı da içine alan bölgede Pontus Devleti kurmak istemeleri, Tokat halkının tedirginliğini daha da artırmakta idi. Bu durum karşısında Tokat'ta yaşayan Müslümanlar tedbir amacı ile 25 Şubat 1919 tarihinde "Karadeniz Türkleri Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti" Tokat şubesini kurdular. Bu şubenin bir ay sonra da merkezi İstanbul'da olan "Vilayeti Şarkiye Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'ne" bağlandığı bilinmektedir.

Tokat Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin yaptığı hizmetler konusunda araştırmacı merhum Halis CİNLİOĞLU'nun tespitleri şöyledir:

Erzurum Kongresi'ne gönderilen Rıfat Bey'in 800 liralık yol harcını ödediler. (O zamanın Müdafaa-i Hukuk Heyeti bu parayı hiç bir yardım görmeden yalnız kendi keselerinden verdiler).

Maraş ve izmir'de çatışan yurttaşlarımıza "iane" toplandı. Çamaşırlar diktirildi.

Bir yerden diğer yere taşınan "Darüleytâm" talebesine yardım edildi.

Genci harpten dönen esirlerimizin yurtlarına kavuşmalarına çalışıldı.

Şehir içinde yaya Kuva-yı Milliye kuruldu. Çoğu bu gibi işlere yeni atılan gençlerden ibaret olarak bu kuvvet, ihtiyat zabitleri kumandasına verildi.

Şehir dışı için Mütevellioğlu Nuri Bey kumandasında süvari "Kuva-yı Milliye" kuruldu.

Numara kullanan, adlarını ve sayılarını saklayan adamları vasıtasıyla olan biten işlerden haber alınmaya çalışıldı.

Tokat Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti İdare Heyeti'nde görev alanlar: Tahir Rüştü. Hacı Hüsnü, Rıfat (Hamamcıoğlu), Nuri (Mütevelli­oğlu), Mehmet (Yağcıoğlu), Vahap (Baloğlu). İbrahim (Yoğurtçuoğlu), Fuat (Evliyaoğlu), Hacı Mustafa (Müftükâtipoğlu), Hafız Agah (Emekli Komiser), İzzet (Gençağaoğlu). Remzi (Doktor), Fehmi (Celepoğlu), Şevki (Emekli Binbaşı), Vehbi (Muhasebecioğlu) ve Salih (Bekçioğlu) beylerdir.

15 Mayıs 1919'da Yunanlıların İzmir'i işgal etmeleri Tokat halkı tarafından tepkiyle karşılanır. Tokat ve kazalarında Redd-i İlhak Cemiyetleri kuruldu. Yunan işgalini protesto etmek amacıyla da 20 Haziran 1919 günü Niksar'da miting yapıldı. Niksar halkı nümayiş (miting) sonunda alınan kararları "Redd-i İlhak Cemiyeti Reisi Mahir" imzasıyla itilaf Devletleri temsilcileri ile A.B.D. Cumhurbaşkanı Wilson'a gönderir. Bu kararlarda "Biz Türk olan her vatan parçasının Türk kalmasını istiyoruz. Siz de buna söz vermiş idiniz. Şimdi ise sözünüzde durmadığınızı görüyoruz. Anadolu'ya uzatılacak bir tecavüz bizi öldürmek için uzatılan bir adımdır. İnsaniyet ve adalet namına suikastten vazgeçiniz." denilmektedir.

Bu arada, 1. Dünya Savaşı'ndan dönen ihtiyat Zabitleri Tokat'ta "İhtiyat Zabitleri Teavün Cemiyeti" adı altında bir cemiyet kurdular. Bu cemiyeti kuranlar hem kendi aralarında yardımlaşmayı sağlamak hem de memleket davalarıyla ilgilenmek amacıyla ortaya çıkmışlardır. Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin çalışmalarını yeterli görmeyen ihtiyat Zabitleri: "Memleketin derin yaralarını saracak vatanperver adamları göremiyoruz. Kuvvetli bir heyet yoktur ki, Tokat'ı bu hususta tanıtabilsin. Kendilerini idareden aciz adamlar, bu tehlikeli zamanlarda Tokat halkım nasıl yönetecekler?" diyerek Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti İdari Hey eti'ne gençlerin de alınmasını istemişlerdi. Sonunda istekleri yerine getirilerek gençlerin de Müdafa-i Hukuk Cemiyeti'ne girmeleri sağlanmıştır. Bu durum Tokat'taki mücadele azmine daha da güç kazandırmıştır.

9. Ordu Müfettişi olarak Anadolu'ya gönderilen Mustafa Kemal Paşa, 26/27 Haziran 1919 gecesini Tokat'ta geçirdi ve ertesi sabah Sivas'a hareket etti. Mustafa Kemal Tokat'a geldiğinde Belediye binasında şehrin ileri gelenleriyle bir toplantı yaparak memleketin durumu hakkında genel bilgi verdikten sonra Milli Mücadele'nin kaçınılmaz olduğu konusunda Tokatlıları ikna etti. Tabii bu arada Mustafa Ke­mal Paşa'nın bazı engellerle karşılaştığımı belirtmek gerekir. Mesela, Sivas'a hareketi sırasında Sivas Valisi Reşit Paşa, Mustafa Kemal'i tevkif etmesi için özel olarak görevlendirilir. Ancak Mustafa Kemal Paşa, tedbirliliği ve ince zekâsı sayesinde bu engelleri aşmayı başarmıştır.

23 Temmuz 1919'da toplanan Erzurum Kongresi'nde vatanın bütünlüğü ve milletin is­tiklâli ile ilgili kararların alındığı bilinmektedir. Bu kongreye Tokat'tan Rıfat (Hamamcıoğlu) Bey ile Sabri Efendi (Emekli Askeri Kâtip) katılmışlardır. Rıfat Bey, kongrede yaptığı konuşmada davalarının "Hak ve istiklal" davası olduğunu belirtmiştir. Sivas Kongresi'ne Tokat'tan temsilci katılmamasına rağmen, Erzurum Kongresi'nde Temsil Heyeti üyeliğine seçilen Bekir Sami Bey'in Tokatlı olmasından dolayı Tokat'ın Sivas Kongresi'nde temsil edilmiş olduğunu söyleyebiliriz.

Sivas Kongresi sona erdikten hemen sonra Temsil Heyeti, Damat Ferid Paşa hükümetini istifaya zorlamak amacıyla İstanbul ile haberleşmeyi kesme kararı aldı. Alınan bu karara Tokat da aynen uymuştur. 12 Ocak 1920'de açılan son Osmanlı Mebusan Meclisi'nde Tokat, Ahmet ve Şevki Beyler ile Ömer Fevzi Efendi tarafından temsil edilmiştir.

İstanbul'un İngilizler tarafından işgal edilmesi ve İngilizlerin Meclis-i Mebusan'ı basarak bazı Mebusları tutuklayıp sürgüne göndermeleri, diğer illerde olduğu gibi Tokat'ta da nefretle karşılandı. Türk Milleti'ne yapılan bu haksızlıkları protesto etmek için Tokat ve kazalarında mitingler tertip edildi. Ayrıca, bu vahim olayı kınamak amacıyla itilaf Devletleri mümessillerine telgraflar çekildi.

İstanbul'un işgali ve Mebuslar Meclisi'nin dağıtılmasından sonra artık İstanbul'un dışında yeni bir hükümet kurma fikri iyice kuvvet kazanmaya başladı. Nihayet, 23 Nisan 1920'de Ankara'da açılan TBMM İstanbul'u tanımadığını ilan etmek suretiyle Türk Milleti'nin kurtarılması görevini üzerine almış oldu. Açılan bu yeni mecliste Tokat'ı temsil eden milletvekilleri ise; Rıfat (Hamamcıoğlu) Bey, Hamdi (Mütevellioğlu) Bey, Mustafa Vasfi (Süsoy) Bey, Nazım (Eski Harput Valisi) Bey ve İzzet (Gençağaoğlu) Bey'dir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açıl­ması kararını tepkiyle karşılayan İstanbul Hü­kümeti, Şeyhülislam Dürrizade Abdullah Efen­di'ye 11 Nisan 1920'de bir fetva verdirerek bu yolla Kuva-yı Milliye ruhunu yok etmeye çalış­tı. Anadolu'nun her tarafına duyurulan bu fetva bazı bölgelerde etkisini göstererek isyanların çıkmasına sebep oldu. Nitekim, 14 Mayıs 1920 günü Postacı Nazım adında biri, Sivas'ın Yıldızeli kazasına bağlı Kaman köyünde isyan etti. Bu isyana karşı tedbir maksadıyla Tokat'ta 50 kişilik Kuva-yı Milliye kuruldu. Ayrıca Köprübaşı, Niksar Yolu, Çay, Beybağı ve Erenler ma­hallelerinde dışarıdan gelebilecek bir tehlikeye karşı kuvvet bulunduruldu. Bu arada Niksar ve nahiyelerinden de yardım sağlandı.

9 Mayıs 1920'de Postacı Nazım Yenihan Kaymakamlığı'na gönderdiği mektupta: "Kavak'ta verilen söze itimadan milletçe muhafaza! sükuna karar verilmişken, 50 kişilik bir müfrezenin sevk edilmesinden arada itimat kalmadı. İsteklerimize tahriri cevap alamaz isek muhafa­za! sükunu mevcut kuvvetimizle ihlâl edeceğiz" diyordu. Bu isyanın bastırılması için Mustafa Kemal, Zile'de bulunan 3. Kolordu Komutanı

Sefahattin Bey'i görevlendirdi. Merkezi Amas­ya'da bulunan 5. Kafkas tümeni Komutanı Yarbay Cemil Cahit (Toydemir) 3. Kolordu'dan al­dığı emir üzerine bir tabur askeri Zile yoluyla Artova'ya, bir başka taburu da Tokat'tan Yıldızeli'ne gönderdi. Ancak, gönderilen bu birlikler asiler karşısında başırılı olamadılar. Bu durumdan iyice cesaret alan asiler Zile'yi işgal ettiler. Tümen komutanı Yarbay Cemil Cahit, Yıldızeli'nde bulunan askeri birliğin de desteği ile Zile'ye girdi ve burayı işgalden kurtardı. Suçlular ve asiler yakalanarak ağır şekilde cezalandırıldı. Postacı Nazım, Samsun bölgesinde yakalanarak Amasya'ya getirildi ve idam edildi.

Tokat bölgesinde, TBMM kuvvetlerim uğraştıran bir başka isyan ise Aynacıoğlu Hasan tarafından çıkarılan isyandır. Aynacıoğlu çetesi, Akdağ Mağdeni doğusunda bulunan Ayvalıközü'nde Binbaşı Çolak İbrahim Bey kumanda­sında 2. Kuvva-i Seyyare tarafından dağıtılmasına rağmen Aynacıoğlu Hasan, Hükümet kuvvetlerini bir süre uğraştırdı. Nihayet 1921'de Batı Anadolu'da Yunanlılarla savaşmak şartı ile teslim oldu.

Bu olayların dışında Tokat ve kazalarında başka çete olayları da görülmektedir. Bunlar arasında Molla Veli (Artova'nın Çıkrık Köyü), Kürt Bekir (Kazova'nın Munamah Köyü), Koca Molla (Olukalan Köyü), Deli Şükrü (Şıhlar Köyü), Ali Çavuş (Fadlı Köyü), İzzet (Erbaa Beldağı Köyü) çeteleri başta gelmektedir. Bu çetelerden bazılarının Tokat'ta Rum isyanını bastırmasında hükümete yardımcı oldukları da inkâr edilemez.

Anadolu'da Kuva-i Milliye hareketini engellemek ve tamamen ortadan kaldırmak amacıyla İstanbul Hükümeti 'nin kışkırtmaları sonucunda çıkan isyanlardan başka bunlardan daha tehlikeli bir durumda olan Rum çeteleri hemen sonra tedhiş hareketlerine başladılar. Karadeniz bölgesinde başlayan Pontusçuluk hareketi. Fener Rum Patrikanesi tarafından kışkırtılıyor ve Yunan hükümetince de destekleniyordu. Merzifon Amerikan Koleji'nde okuyan Rum öğrencileri 1904 yılında gizli Pontus Cemiyeti'ni kurdular. 1908'de de çalışmasını genişleten Pontus Cemiyeti, "Müdafaa-i Meşruta" ve "Mukaddes Anadolu Rum Cemiyeti" gibi cemiyetler tarafından destekleniyordu. Bunlardan Müdaiaa-i Meşruta Cemiyeti'nin bir şubesi de Tokat'ta açıldı. Mondros Mütarekesi'nden sonra iyice azıtan Rumlar, bilhassa Tokat'ın Erbaa, Niksar ve Reşadiye kazalarında faaliyette bulunuyorlardı. Rum çetelerinin bu bölgelerde köyleri bastıkları, ırza geçtikleri, Müslümanları öldürdükleri, evleri yakıp malları gasp ettikleri bilinmektedir.

TBMM hükümeti, 1921'de Rum çeteleri­ne karşı giriştiği mücadelede büyük ölçüde ba­şarılı oldu. Tokat temsilcilerinden Rıfat Bey, 18 Mayıs 1922 günü meclise verdiği önerge ile Dahiliye Vekilinden Pontusçuluk hakkında açıklama yapmasını istedi. Karadeniz'deki Rumların büyük bir kısmı memleketin başka bölgelerine gönderilmek sureti ile Pontusçuluk hareketi önemli ölçüde çözüme kavuştu. Böylece Tokat'ta etnik bütünlük sağlanmış oldu.

 

ATATÜRK TOKAT'TA

ULU ÖNDER MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN TOKAT'I ZİYARET TARİHLERİ

26 Haziran 1919-27 Haziran 1919

17 Ekim 1919

27 Ekim 1919-28 Ekim 1919

25 Eylül 1924-27 Eylül 1924

17 Eylül 1928

21 Kasım 1930-22 Kasım 1930

Atatürk, Milli Mücadele Yıllarında Tokat'a ilk geldiği gün: « Türk Milleti'nde gizli bulunan birçok yeteneklerin, cevherlerin işi başarmaya yeterli olduğunu anladım...», Demiştir.

 

TOKAT'IN TARİHİ KRONOLOJİSİ

M.Ö.-71 Pontus Kralı Mithridates VII. Kelkit Vadisinde (Niksar Önlerinde) Roma Komutanlarından Lucullus'a mağlup oldu ve kaçarken Komana'ya (Gümenek) uğradı.

M.Ö.-64 Mithridates VII. tekrar kendi bölgesine geçti ve Tokat-Gümenek, Roma ko­mutanlarından Pompeus tarafından ele geçirildi.

M.Ö.-47 Mithridates VII.'nin ölümünden sonra yerine geçen Pharnakes II.'kendi topraklarını Romalıların elinden almak için yaptığı savaşların en önemlilerinden birinde Zile Ovası'nda Sezar'a mağlup oldu. Sezar VENİ-VİDİ VİCİ (Geldim-Gördüm-Yendim) sözleri ile tarihe geçen meşhur mektubunu, burada yazmıştır.

1071- Malazgirt Savaşı'nda Türk Kumandanı Alpaslan'a mağlup olan Bizans İmparatoru R. Diogenes serbest bırakıldıktan sonra Tokat'a geldi ve buradan Adana'ya geçti.

1074- Tokat ve dolayları Bizanslılardan Danişmend Oğullan'nın eline geçti.

1144- Tokat ve çevresi Konya Selçukluları eline geçti.

1243- Selçuklu hükümdarı Gıyaseddin Keyhüsrev Tokat'a geldi.

1256- Tokat ve dolaylarında İlhanlılar hakim oldu.

1275- Pervane Bey tarafından Tokat Da-ruşşifası kuruldu.

1355- Tokat ve dolaylan Ertena Oğullan eline geçti.

1381- Tokat ve dolaylan Kadı Burhanettin hakimiyeti altına girdi.

1392- Tokat Osman Oğulları eline geçti.

1402- Timur Ankara Harbi'ne giderken Tokat'a geldi.

1470- Uzun Hasan Tokat'ı yaktı, yıktı, yağma etti.

1472- Fatih Sultan Mehmet Trabzon'a giderken Tokat ve Niksar'a geldi.

1480- Tokatlı alim ve Şeyhülislam Molla Hüsrev vefat etti. Bursa'da kendi yaptırdığı medrese civarına defnedildi.

1506- Şah İsmail Tokat'a hücum ederek şehri yakıp yıktı.

1538- Tokat Voyvodalık oldu.

1552- Kanuni Sultan Süleyman, İran seferi hazırlıklarım yapan ordusu ve veziri Sokullu Mehmet Paşa ile Tokat'ta konakladı ve bü­tün Anadolu'da seferberlik emri verdi.

1553-Büyük alim İbn-i Kemal İstan­bul'da vefat etti.

1555- Kanuni Sultan Süleyman ekim ayının 22'sinde Tokat'a geldi ve bir gece kaldıktan sonra Amasya'ya gitti.

1602- Karayazıcı asileri Tokat'ı yağma ettiler ve yaktılar.

1609- Kuyucu Murat Paşa Tokat'a geldi.

1614- Tokat Valide Sultanlara Hassıhü-mayün oldu.

1622- Asilerden Abaza Mehmet Paşa Tokat'ta geldi.

1628- Veziriazam Hüsrev Paşa Tokat'a geldi.

1632- Veziriazam Hüsrev Paşa Tokat'ta öldürüldü.

1635-Sultan IV. Murat Tokat'a geldi.

1636-Veziriazam Bayram Paşa Tokat'a geldi.

1642- Meşhur hattat Tokatlı Mehmed-ül Liman vefat etti.

1656- Evliya Çelebi Tokat'a geldi.

1791- Türk Mizahına "Kırk yıllık Kani, olur mu Yani" deyimini bırakan Tokatlı Ebubekir Kani İstanbul'da vefat etti.

1795- îbn-i Sina'nın KANUN'unu Türkçe'ye çeviren alim ve doktor Tokatlı Hemnik Mustafa İstanbul'da vefat etti.

1802- Mısır'dan dönen Sadrazam Yusuf Paşa Tokat'a geldi ve İstanbul'a gitmek üzere ayrıldı.

1828- Tokat'ta ilk panayır açıldı.

1832- Gazi Osman Paşa Tokat'ta doğdu.

1845- Tokat ve dolaylarında ilk defa erkek nüfus sayımı yapıldı.

1870- Tokat'ta Rüştiye okulu ilk defa açıldı, bunu Mekteb-i idadi Terin açılması izledi.

1884- Tokat'ta ilk kütüphane Hacı Hüse­yin Efendi tarafından kuruldu.

1900- Gazi Osman Paşa İstanbul'da vefat etti.

1908- Tokat'ta halkımızın büyük sel diye ifadelendirdiği büyük seylap oldu ve binlerce kişi sele kapılarak boğuldu.

1914- Mahkeme Önü ve Buzluk semtin­e büyük yangın oldu.

1919- 20 Haziran Cuma: İzmir'in Yunan­lılar tarafından işgali nedeniyle Tokat'ta ilk miting Niksar ilçesinde yapıldı. Binlerce kişinin katıldığı miting sonunda Reddi İlhak Cemiyeti Reisi Hacı Mahir Bey'in imzası ile İtilaf Dev­letleri temsilcilerine aşağıdaki metinle telgraf çekildi. "Niksarlılar hukukun hamisi olduğunu iddia eden Wilson'a ve diğer devletlere müracaat ediyoruz. Artık bizim feryadımıza kulak tıkamayınız, mevcudiyeti milliyetimize tecavüzü ve bu tecavüzde devamı kastediyorsanız en kısa yol bizi öldürmektir. Geliniz öldürünüz. Biz Türk olarak en küçük vatan parçasının Türk kalmasını istiyoruz, siz de buna söz vermiştiniz. Şimdi ise sözünüzde durmadığınızı görüyoruz. Anadolu'ya uzatılacak bir tecavüz bizi öldürmek için uzatılan bir adımdır. İnsaniyet ve adalet namına bu suikasttan vazgeçmenizi rica ediyoruz."

25 Şubat 1919- "Karadeniz Rum Cumhu­riyeti" kurmak suretiyle memleketin parçalan­masına çalışan Rumların bu çabalarını önlemek için Samsun'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti, bir şubesinin Tokat'ta kurulmasını, "Ahaliyi Muhtereme" başlıklı yazı ile duyurdu.

20 Mart 1919- Karadeniz Türkleri Müda­faa-i Hukuk Cemiyeti feshedilerek Erzurum'da kurulan "Şarki Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti" ile Tokatlılar temasa geçtiler. (Yeni cemiyet birçok yerlerde başka adlarla kurulan cemiyetleri birleştirmek gayesi taşıyordu.)

26 Haziran 1919- Mustafa Kemal Paşa bir gün evvel Tokat Postahanesini kontrol altına aldırmış ve buraya geliş hareketlerinin hiçbir yere bildirilmemesini sağladıktan sonra Tokat Belediye Salonunda 25 Kişilik aydınlar, gurubuna özetle; "... hiçbir savunma vasıtasına sahip olmasak dahi, dişimiz, tırnağımızla,zayıf ve dermansız kolumuzla mücadele ederek şeref ve haysiyetimizi, namusumuzu müdafaa etmeyi zaruri görüyorum. Tarih bize, vatan uğruna, canını, malını esirgemeyen milletlerin asla ölme­diklerini, hala yaşadıklarını göstermektedir. Ben hayatımı hiçbir zaman milletimden üstün görmedim ve görmeyeceğim. Her an milletim için şerefimle ölmeye hazırım!" Bu ateşli hitabe, dinleyenler üzerinde son derece etkili olmuştur.

25 Temmuz 1919- Erzurum'daki Şarki Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin hazırladığı ERZURUM KONGRESİ toplandı. Bu kongreye Tokat'tan Hamamcıoğlu Rıfat bey katıldı.

12 Eylül 1919- 4 Eylül 1919'da Sivas'ta yapılan Sivas Kongresi'nden sonra Tokatlılar Milli Mücadelenin önemine ve hakikatine sahip çıkarak, İstanbul Hükümeti ile tamamen bağlantıyı kestiler.

16 Ekim 1919- Mustafa Kemal Paşa Amasya'ya geçmek üzere Sivas'tan Tokat'a geldiler.

18 Ekim 1919- Amasya'da yapacakları temasları için Tokat'a gelen Mustafa Kemal Paşa, bir gün devamlı halkla alakalı konular üzerinde görüşmeler yaptı ve Tokat hakkında iyi intibalarla Amasya'ya hareket etti.

27 Ekim 1919- Mustafa Kemal Paşa yanlarında gazeteciler olduğu halde Tokat'a geldi­ler.

28 Ekim 1919- Mustafa Kemal Paşa sabahleyin İhtiyat Zabitleri Teavün Cemiyetine uğrayıp görüşmelerde bulunduktan sonra öğleyin Sivas'a hareket etti

20 Kasım 1919- Ahmet Fevzi Paşa başkanlığındaki bir heyet Tokat'a geldi.

17 Mart 1920- 16 Mart 1920'de İstan­bul'un İngilizler tarafından işgali ve yapılanları protesto için Tokat'ta büyük gösterilerle mitingler yapıldı.

18 Mart 1920- İstanbul'un işgali üzerine Ankara'da Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin toplanmasının bildirilmesi üzerine Tokat'tan meclise seçilenler belli oldu.

6 Temmuz 1920- 2 Temmuz 1920 tarihinde asilerin Zile'yi yaktıktan sonra yakalanmaları, Kolordu Komutanı Rafet Paşa'nın harp divanı kararlarının infaz edilmesi.

25 Temmuz 1920- Postacı Nazım isyanı bastırıldı.

26 Temmuz 1920- Bütün isyanlar bastırılarak Tokat'ta huzur sağlandı.

17 Eylül 1928- Reisi Cumhur Gazi Mustafa Kemal Paşa Sivas'tan saat 14.00'de To­kat'a geldiler. Belediyeyi ziyaret ettiler.

7 Ekim 1933- Turhal Şeker Fabrikasının temeli İktisad Vekili M.Celal Bey tarafından atıldı.

www.tokat.gov.tr aittir. Valilikten izinli olarak alınmıştır. 

 
 


Sayfa: 1


Ücretsiz Web Hizmetleri

 
 
Ayın Ustası

Göremezsiniz.... Bilgisayarınıza Flash Player Yükleyin!

 

Haber ara



[Detaylı arama]


Hava durumu

TOKAT

ANKARA

Editör yazı-yorum

Webmaster

Tokat Esnafına müjde!



Online editörler

Sitede hiç editör yok / Son 5 dk. içinde
 
Pratik menü
Esnaf kolları
Esnaf olma şartları
Resmi gazete
YTL hesaplama
Döviz kurları
Bağ-kur prim tablosu
Bağ-kur borç sorgulama
 
Kamu
Milli Eğitim Bakanlığı
T.C. Kimlik Sorgulama
TC Kimlik numarası öğren
Emekli Maaşı Hesapla
Vergi Numarası Öğrenme
Ö.S.Y.M
A.Ö.F.
 
Gerekli linkler
Taşıt vergisi sorgulama
Ehliyet ceza puanı
Emeklilik zamanınız
Telefon rehberi
Su faturasını öğren
İl posta kodları
Askerlik celp dönemi
 
Faydalı linkler
Teskomb
Tesk
Esgimtaş

 


TokatEsnaf.Org.tr
En iyi görüntü için; ekran ayarınız 1024x768 olmalıdır.