|
İLİMİZDE EL SANATLARI
Türk Milleti’nin asırlar boyunca meydana
getirdiği halıları, kilimleri, cicimleri,
zilileri, heybe çuval ve torbaları, hasırları,
bakır pirinç ve tunç işleri; güğüm, bakraç,
lenger gibi mutfak araçları, kuyumculuğu,
tesbihçiliği ve kahve takımları, boncuk işleri,
hamam takımları, çanak ve çömlekleri, testileri
küpleri vs. yüzyıllar boyu yapıla gelmiş hemen
hemen hepsi birer sanat eseri haline gelmiştir.
Bunların biçimleri, üzerindeki renkler ve
nakışlar, yapılışlarındaki incelik ve zerafet
sanat sevenlerin ilgisini çekmekte ve hayran
bırakmaktadır. İlimizde halen devam eden el
sanatları şunlardır;
- Yazmacılık
- Bakırcılık
- Torak
seramikçiliği
- Dericilik
- Saraçlık
- Çarıkçılık
- Mutaflık
- Semercilik
- At arabacılığı
- Nalıncılık
- Yayıkçılık
- Zurnacılık,
kaval yapımı
- Urgancılık
- Süpürgecilik
- Sele-sepet
örmeciliği
- İğne oyacılığı
- Halıcılık
- Kilim, cicim,
peşkir, çarşaf dokumacılığı
- Hasır
dokumacılığı
- Kumaş
dokumacılığı
|

 |
YAZMACILIK
Orta Anadolu’nun uygarlık yönüyle zengin olan
Tokat ilinde, yazmacılığın 600 yıllık bir
geçmişi vardır. Yazmacılığın yapıldığı Anadolu
kentleri arasında ise Tokat’ın ayrı bir yeri
vardır. Yazmacılık geçmişte türünün en güzel
örneklerini Tokat’ta vermiştir. Evliya Çelebi
Tokat yazmaları için “Beyaz pembe bezi Diyar-ı
Lahor’da yapılmaz. Güya altın gibi mücelladır.
Kalemkar basma yüzü, münakkaş perdeleri gayet
memduh olur” der ve övgüyle söz eder. Türk El
Sanatları içinde çit, yemeni, çevre, çember
deyimleri ile tanıdığımız yazma yıllar boyunca
kadınlarımızın baş örtüsü olmuştur. Türkülere ve
manilere konu olan yazma, bir Almus türküsünde
sarı rengi ile dikkat çekerken, bir maninin
sözlerinde desen ve çiçekleri ile dile gelir.

Başındaki yazmayı da
Sarıya mı boyadın?
Neden sarardın soldun da
Sevdaya mı uğradın?
Başındaki yazmanın
Çiçekleri solmaz mı ?
Kız açsana yüzünü
Biraz görsem olmaz mı?
Anadolu’nun yemyeşil, şirin bir ili olan
Tokat’ta “Karakalem” ve “Elvan” olmak üzere iki
tip yazma basılmaktadır. Desen ve kompozisyon
yönünden doğal bir görünüş hakim olan Tokat
yazmalarında doğadaki motifler özelliklerinden
hiçbir şey kaybetmeden, stilize edilerek kalıp
üzerine aktarılmıştır. Tokat’ın karakteristik
motifleri, tüm özellikleri ile birlikte
yazmalara yansıtılmış, doğadan alınan bitkisel
motifler, çiçek ve meyve motifleri kalıp
ustasınca başarılı bir kompozisyon içinde kumaş
üzerine aktarılmıştır. Meyve çeşidi bol olan
Tokat’ın bu özelliği yazma desenlerine konu
olmuş, elması, üzümü, kirazı ve çiçekleri
motifler halinde yer alarak desenlere kaynaklık
etmiştir.
Desenler, ağaç kalıplara kalıp ustasınca bir
nakış gibi işlenerek aktarılır. Kalıp oymacılığı
sabır ve el becerisi ister. Herkes yazmacı olur
ama, kalıp ustası olamaz. En güzel kalıplar ise
ıhlamur ağacından oyulur.
Anadolu’da yazmacılığın merkezi konumunda
olan Tokat’ta üretilen yazmalardaki renk uyumu
gerçekten mükemmeldir. Tokat yazmalarında
çoğunlukla kırmızının koyu tonları, bordo,
patlıcan moru gibi koyu renkler hakimdir. Tokat
yazmaları çok renklidir. Sağlam bir renk
armonisi vardır. Tokat’ta bugün çok değişik
yazma deseni basılmaktadır. Tokat’a özgü
desenlerin yanı sıra değişik yörelere ait
motiflerle de çalışılmaktadır. Tokat’a özgü
yazma desenleri şunlardır.
- Tokat içi dolusu
- Tokat beşlisi
- Tokat üzümlüsü
- Tokat elmalısı
- Tokat yarım elmalısı
- Tokat kirazlısı
- Tokat içi boş (Kayseri kenar)
- Purket (plaka)
- Kaşık sapı
- Kaynana yumruğu
- Asma yaprağı
- Ev işi yazma
- Trabzon kenar
40 yıl öncesine kadar beş büyük handa; 1.
Horozlu Hanı, 2.Hacı Musaoğlu Hanı, 3.Askerler
Hanı, 4.Beypazarı Hanı, 5. Gazioğlu Hanında
yürütülen yazmacılık bugün yalnızca bir handa (Gazioğlu
Hanında) yapılmaktadır. İki asır kadar önce bir
kervansaray olarak yapılan Gazioğlu Hanı,
ortasında kuyusu olan büyük dikdörtgen biçimli
avlusu ve üst kattaki sıra sıra odaları ile eski
zamanlarınkinden farklı değildir bugün...
Atölyelerde renk renk tülbentler değişik
kalıplarla basılırken, biriken yazmalar
tavandaki cereklere asılır. Yazmalar, avludaki
havuzlarda ve üst kattan avluya uzanan
cereklerde bir renk cümbüşü gibi uzanır. Halen
Yazmacılar Hanında da yazmacılığa devam eden
yazmacılar mevcut olup, büyük bir çoğunluğu
Tokat sanayi sitesinin yanında yeni yapılan
Yazmacılar Sitesinde faaliyetlerini
sürdürmektedirler.
Yazma artık; elbise, etek, bluz, fular,
sabahlık, gecelik, tayyör gibi çeşitleriyle
hanımların gardıroblarına da girmiştir. Bugün
yazmaların çeşitli özelliklere sahip motifleri,
günün anlayışına uygun olarak çeşitli yerlerde
kullanılmaktadır. Modacılarımızın ve bazı
şehirlerde kurulu özel atölyelerin yazma
motifleriyle yarattıkları giysiler iç ve dış
piyasada çok tutulmakta, bu da yazma sanatının
önemini ifade etmektedir.
YAZMA
Bu yazma anamdan kalmış kızım
Babam almış Tokat’tan
İlk aylarda evliliğin.
Seferberlik kopunca giyim kuşam kimin aklında
Basılı kalmış sandıkta kurtuluşa kadar
Sonra oyalar işlemiş kenarına
Yurdumun güzelliklerini iğnenin ucuna dökmüş
Alın terini koymuş babamın
Anılarını koymuş acı tatlı
Yedi çocuk
Yedi umut olmuş ipliklerin ucunda
Tarih olmuş allı yazma
Bu yazma seferberlikten kalma kızım
Bir ucu kara günlerinde gömülü kalmış yurdumun
Öte ucu aydınlık
Emin ol
Senin elinde daha güzel
Daha anlamlı
Bu güzel gününde Cumhuriyet’in.
EL DOKUMACILIĞI
El sanatları insanlarımızın ihtiyaçlarını
karşılayacak şekilde ortaya çıkmış, yaşayış
özellikleri ve iklim şartlarına göre gelişmeler
göstererek kültürümüzün özelliklerini
yansıtmaktadır
Halen ilimizde özellikle Başçiftlik ve
Almus-Muhat beldesinde halı dokumacılığı,
Merkez-Günevi köyünde el dokuması (peşkir,
çarşaf, elbiselik kumaş), kırsal kesimdeki
köylerimizde kilim, cecim, sumak, hasır
dokumacılığının yanı sıra özellikle Kızık
köyünde dokunan Kızık kilimleri, Reşadiye
yöremizde alaca çorap örücülüğü, heybe
dokumacılığı ve Nebi köyündeki folklorik
giysiler yöremize güzel bir zenginlik kaynağı
oluşturmaktadır.
BAKIRCILIK
Tokat’ta bakır işleme sanatı Osmanlı
Dönemi’nde bir hayli gelişmiş olup, bu konuda
adından söz ettiren önemli merkezlerden biri
olmuştur. Ergani’den getirilen ham bakırlar,
şimdiki yetiştirme yurdu’nun bulunduğu alandaki
< Kalhane> de işlenmekte, Sulusokaktaki esnafın
marifetli ellerinde herbiri birer sanat eseri
olarak vücut bulmaktadır.
Bakırcılık sanatı son zamanlarda önemini
kaybetmesine rağmen ilimizde işlenen bakırın
kalitesi ve şekil bakımından estetik ve zengin
çeşitliliği nedeniyle Anadolu şehirleri
içerisinde ayrıcalıklı yeri vardır.
Halen ilimizde dövme tekniği ile yapılmakta
olan mutfak eşyası ve hediyelik eşya (leğen,
ibrik, kazan, tava, tas, sini, vb.) olarak
üretilmektedir. Ancak, geçmişteki kullanım
yoğunluğunun yerini plastik, alüminyum ve çelik
malzemeye bırakmıştır.
|