Tokat, Karadeniz bölgesinde Orta Karadeniz
bölümünün iç kısımlarında yer alır. Kuzeyinde:
Samsun ve Ordu, Güneyinde: Sivas ve Yozgat,
Doğusunda: Sivas ve Ordu, Batısında: Amasya ili
ile çevrilidir.
İlin yüzölçümü: 9958 Km2 dır. Bu alanı ile
Türkiye topraklarının % 1.3'ünü kaplar. Denizden
yükseltisi 623 Metredir.
Coğrafi Koordinatları: 39o 51' , 40o 55' kuzey
enlemleri ile 35o 27', 37o 39' Doğu boylamları
arasındadır.
JEOLOJİK YAPI:
Yerkabuğunu oluşturan kayaçların oluşumları ve
geçirdikleri evreler jeolojik zamanlarla
belirtildiği için Tokat'ın jeolojik yapısı:
Birinci zaman (Paleozoik) , ikinci zaman
(Mezozoik), üçüncü zaman (Neozoik), dördüncü
zaman (Kuaterner) jeolojik dönemlere göre şöyle
açıklanmaktadır.
1. ZAMAN (PALEOZOİK) :
Tokat ve çevresindeki en eski kayaçların oluşumu
bu dönemlerdedir. Bu dönemdeki oluşumlar:
Çekerek ve yöresi kuzey ve kuzeydoğuya doğru
Turhal-Zile-Tokat yöresi ile Kelkit ve Tozanlı
havzası arasındaki dağlar boyunca Reşadiye'ye
kadar uzanır. İl içerisinde Paleozoik
formasyonları, killi şistler, kısmen
metornorfizmaya uğramış (mermerleşmiş)
kalkerler, serpantin ve diyabazlardan
oluşmuştur. Zile ovasının kuzey ve batı
sırtlarında Paleozoik formasyonlar yeşil şistler
ve koyu renkli mermerlerden oluşmuştur.
İKİNCİ ZAMAN (MEZOZOİK)
Bu dönemde genel olarak kalker- marngre -
konglomera ve fil işlerden oluşan kayaçlara,
Kelkit vadisinde Erbaa-Niksar-Reşadiye
yörelerinde rastlanır.
Zile'nin kuzeyindeki killi şist mermer serisi
üzerinde beyaz renkli, bazen kaba ve zoojen
yapıda olan kalkerler bulunmaktadır,
İkinci Jeolojik zamanda Zile-Turhal bölgesinde
önemli mostralar (doğal yarmalar) şunlardır:
1) Kazancı ve Kelkit köyleri arasında Doğu-Batı
doğrultusunda kalkerler
2) Eski köy ile Çivril arasında lambolar.
3) Çayır ve Yünlü köyü kalkerleri.
Bu kalkerler bazen tipik breşler halinde
bulunurlar. Kazancı ve Kelkit arasındaki
kalkerler bölgenin serpantin heyelanlarından
etkilendiğinden bazen serpantin serisi
içerisinde gibi görünürler.
Kervansaray ile Tekke Elik arasındaki kalkerler
tamamen zoojendir. Grinoides ve echinid
parçaları ile belemitesleri içerirler.
Belemitcslerin bulunuşu bunların mezozoik devre
ait olduğunun kesin kanıtıdır.
Zile ovasında tek tek olarak sıralanmış Zile
kalesi, Güvercinlik, Hüseyin Gazi, Akbaba, Çal
tepelen mezozoik kalkerlerden oluşmuş, etrafı
faylarla sınırlı hostlardır.
Zile çukurunun kenarındaki konglomeraların
çimentosunda orbitoides, marnlı kalkerlerin
içerisinde inorceramus, belemitella ve Turhal
civarında mostralarda anachytes, Tekneli
yöresinde inoceramus ve orbitoidesler
bulunmuştur. Bunlar bize kretansen’in
varlığını kesin olarak göstermektedir.
Zile ovasının güney ve güney batısında bulunan
merkeze bağlı Fatih ve Süleymaniye köylerinden
itibaren geniş bir saha üst kretase
konglomeraları vardır. Bunların üzerinde bir
marn tabakası bulunmaktadır. Konglomeranın
çimentosunda ve marnlardaki mikrofosiller
konglomeranın üst kratesiye ait okluğunu
göstermektedir. Bu tabakalar genel olarak kuzey
eğilimlidir.
Yeşilırmak havzasında mezozoik'in jıırasik
devrine ait Haz katı Kelkit Çayı kuzeyindeki
granitik masifleri saran sahralarda
görülmektedir. Bunlar Sinemurien'den itibaren
zengin ve çeşitli fosilleri içerirler. Lias'ın
özelliği kalınlığı'nın az (100 metre) ve
litoloji bakımından somut (homojen) olmasıdır.
Burada lias ile alt kretase arasında büyük bir
lakün (Stratigrafik boşluk) vardır.
Kelkit çayı güneyinde az çok beyaz renkli
yumuşak ve marnlı kalkerlerden oluşan alt
kretase vardır. Liasın hemen üzerinde bu alt
kratesenin bulunması burada strafik boşluğun
olduğunu göstermektedir.
Kelkit Çayı havzasında üst kretaseye de
rastlanmaktadır. Burada rastlanan üst kretase
boz beyaz ve pembe kalker şeritleri bulunan
yeşilimsi renkli bir filişten oluşmuştur.
ÜÇÜNCÜ ZAMAN (NEOZOİK)
Almus-Erbaa-Niksar yörelerinde rastlanan f
iliş, kalker, marnlı kalker ve konglomeralar, bu
zamana ait oluşumlardır.
Eosen filisin önemli mostralarına Zile-Çeltek'in
kuzeyinde rastlanır.Yine yerel olarak da
Zile-Tokat bölgesinde bu devir arazisine
rastlanmaktadır. Bu bölgede eosen genel olarak
volkanik ve filiş fasiyesine (dış görünüşüne)
ayrılır. Volkanik formasyonlar esas olarak da
kalker çakıllarını içerir.
Filişlerde konglomera gre, marn ve ba-zende
kalker mercekleri vardır.
Tokat-Çamlıbel yöresinde Behram köyü sırtlarında
konglomera ve Grc'lerdc küçük nümmilitler
bulunmuştur.Kalkerlerde ostrcs gi-gantica,
natica vvillemeti, turritella cmbrica-laria,
assilina, spira, nummilites laevigatus vardır ve
bunlar eosen döneminin tabakalar dizisinin
(formasyonlarının) varlığını gösterir.
Zile, alüvyon bölgesinin güney sırtlarında
alüvyonların bitip, serpantinlerin veya üst
krate-se konglomeraların başladığı yerde açık
renkli ve çoğunlukla yatay tabakalardan oluşan
gre, konglomera ve marnlar görülmektedir. Bunlar
çok yenidir. Üzerleri alüvyonlarla örtülüdür. Bu
formasyon içinde hiçbir fosil bulunmamasına
rağmen diğer benzerlerine göre neojen olması
muhtemeldir.
Zile'de Olukman ve Kireçli köyleri arasında
neojenin tabanında iri elemanlı kumlarla
çimentolaşmış çakılların özellikle kuartz, şist,
radyolorit ve mermer parçalarından oluşan
konglomeralar bulunmaktadır. Aynı konlomera ve
kumtaşlar Kireçli Köyünün Kuzeyindeki versanlar
da (aklanlarda) güney batıya 15-20 derece
eğimlidir.
Zile ovasının güney kenarında Süleymaniye-Fatih
Belpınar çevresinde neojeni kaba taneli kum
taşları ve marnlı üst kretase konglomeralarını
örtmektedir. Neojen ovanın merkezinde ve
derelerin yataklarında kalın bir alüvyon örtü
bulunmaktadır. Derelerin getirdiği alüvyon ve
diğer matelyaller olduğu gibi gevşek çimentolu
neojen konglomeraların dağılması ile oluştukları
için bir çok yerlerde neojenin kalınlığı ova ve
tek tek oluşan tepelerin kenarlarında biraz
uzaklarında 150-200 metre kadar tahmin
edilmektedir.
DÖRDÜNCÜ ZAMAN ARAZÎSİ (Kuaterner)
İl dahilinde dördüncü zaman arazilerine,
Artova-Erbaa-Niksar-Turhal ve Zile ilçeleri ile
Kazova-Omala(Gözova) ve Kelkit Ovalarında
rastlanır. Bu devir arazilerini kum, çakıl, kil,
travertenli topraklar oluşturmaktadır.
İl dahilinde mağmatik kayaçlar genellikle Turhal
ovasında, Tokat'ın kuzeydoğusunda Almus'tan,
Erbaa'nın kuzeyinde Ayvacık'a kadar olan
bölgenin doğusunda kalan alanın yaklaşık
yarısını kaplamaktadır.
İl dahilinde iki ayrı kayaç "heyelan" grubu
ayırt edilir.
1- Granitlerden kuvarslı dioritlere kadar
kayaçlar.
2- Adi dioritlerden itibaren bazik kayaçlar.
TEKTONİK YAPI:
A-) KIVRIMLAR : İlimiz dahilinde Zile ve Tokat
dolaylarında eski şistlerde şiddetli kıvrımlar
Hersinyen Orojenezine atittir. Kretase ile eosen
arasındaki lâkün ve diskordanslar laramiyen
fazandan (evresinden) sakin geçmediğini
gösterir.
Asıl paraksismal hareketler pirene fazına
(evresine) aittir. Çünkü oligosene ait jipsli
seri geniş dalga ile kıvrımlı olduğu halde
eosen, kratese ve paleozoik anormal durumlar
meydana getiren hareketlere uğramıştır. Bu
hareketler esnasında Turhal doğusunda
Eğertepe'de, Tokat Merkez ile Tekneli Köyü
arasında Kızıliniş'te ve Çamlıbel'in güney
versanında (aklanında) paleozoik kreatese veya
eosen üzerine sürüklenmiştir.
Mezazoik kalkerleri nümilitikten önce önemli
kırılma ve kıvrılmalara uğramıştır. Bu esnada
Kelkit depresyonu ve çeşitli dislokasyonlar
meydana gelmiştir.
Tersiyer başında şiddetli olan hareketler
neojende hemen hızını kaybetmiştir. Genç
tabakaların yatay durumları bunun başlıca
kanıtlarıdır.
B-) FAYLAR (Kırıklar) : Batıda Saros
Körfezi'nden doğuda Araş vadisine kadar uzanan
ve uzunluğu 1500 km den fazla olan bir fay ve
tektonik havza sistemi ilimiz dahilinde Yeşi-hrmak-Kelkit
bölgesinden geçmektedir. Bu stürüktürün genel
doğrultusu; Batı-Doğu ile Batı-Kuzeybatı, Doğu -
Güneydoğu arasındadır.
C-) DEPREMLER : Yeşilırmak havzasının en etkin
tektonik stürüktürü Havza'dan-Erzincan'a kadar
uzanmaktadır. Buna ilaveten Amasya civarandaki
çukurluklar ile Tokat-Almus - Zile çukurluğu da
etkin olan strüktürlerdir. Teknonik strüktürler
boyunca sık sık hafif depremler olmaktadır.
Sismik zonlarda bulunan Niksar-Tokat-Zile gibi
şehirlerimiz Roma devrinden beri önemli yerleşme
alanlarıdır.Buralarda o zamandan günümüze kadar
birçok zararlı depremler olmuştur.
En son önemli zarar veren depremler 1939'da
doğuda Erzincan'dan, batıda Amasya'ya ve güneyde
Sivas'tan, kuzeyde Karadeniz'e kadar olan sahada
etkili olmuş ve çok ağır hasarlara neden olmuş
ve 40.000 (Kırkbin) kişi ölmüştür.
1942 Aralık ayında Erbaa-Niksar yörelerinde
şiddetli bir deprem olmuş ve 500 kişi ölmüştür.
İl dahilinde de zaman zaman bazı stürüktürler
boyunca şiddetli depremler meydana gelmiştir.
Diğer hatlarda ise hafif sarsıntılar
gözlenmiştir.
Genellikle bölgemizde etkili olan şiddetli
depremler ; dünya ölçüsünde çok şiddetli
depremler arasında yer almaktadır.
YER ŞEKİLLERİ:
Tokat İli Akdağ ve Çamlıbel dağlarının
oluşturduğu vadiler arasında yüksekliği 188
metre ile 2870 metre arasında değişen bir
konumdadır. Kelkit-Tozanlı-Çekerek sularının
havzaları; bu havzalar arasındaki yükseklikler,
akarsuların oluşturduğu alüvyonlu düzlükler ve
kuzeyden güneye doğru gittikçe yüksekliği artan
sıra dağlar ilimizin önemli yer şekillerini
oluşturur. Kelkit vadisinde ortalama yükseklik
300-350 metre, Tozanlı havzasında 500-550 metre
ve Çekerek havzasında 900 metredir. Dağlar,
ırmakların birbirlerinden uzaklaştırdıkları
yerlerde geniş yaylalar, ırmakların birbirlerine
yaklaştıkları yerlerde sıra dağlar şeklindedir.
Bu nedenle önemli geçitler daha çok plato
düzlüklerinin bulundukları yerlerdedir.
Dağlık alanlar İl topraklarının % 45 ni kaplar
ve üç önemli sıra halinde uzanırlar. Kuzeyden
güneye doğru birinci sırayı Canik dağları
oluşturur. Bu dağlar fazla yüksek değildir. Bu
sıradaki önemli doruklar; batıdan-doğuya doğru
Killik tepesi (1526 m.), Gölağa tepesi (1502 m)
Keltepe (1794 m), Somun tepesi ve Erdem baba
tepesi (2181 m.) dir.
İkinci sırayı oluşturan yükseltiler;
Kelkit-Tozanlı havzalarını ayıran su bölümü
çizgisini oluşturan dağlardır. Buradaki önemli
doruklar; Mercimek tepesi (1203 m.), Poyrazlık
tepesi (1535 m), Dikmen tepesi (1620 m.) ,
Topçam tepesi (1203 m.), İmamgazi tepesi (1779
m.) ve Dönekse dağı (1820 m.) dir.
Üçüncü sıra Tozanlı vadisinin güneyinde uzanır.
İlin en yüksek dağları bu yörededir. Buradaki
önemli doruklar; Akdağ (1900 m.) Deveci dağı
(1892 m.) Çamlıbel (1930 m.) Toraç dağı (2112
m.), Asmalıdağ (2116 m.) ve Dumanlı dağı (2374
m.) dir. İlimizin en yüksek doruğu Almus
barajının güneyindeki Şehnekayası (2385 m.)
dağıdır.
OVALARI
İl topraklarının yaklaşık %15.4 nü kaplar. İl
topraklarını sulayan Kelkit-Tozanlı ve Çekerek
çaylarının oluşturduğu vadiler kimi yerde
genişleyerek verimli alüvyon ovalar meydana
getirmişlerdir.
Akarsular, sulama kanalları ve göletlerle tamamı
sulanan ovalar ilimizin çok önemli üretim
alanlarıdır. Bazı ovalarımız (örneğin: Kazova)
yılda iki kez ürün alınan verimli tarım
alanlarıdır, ilimiz dahilinde önemli ovalar;
Kazova, Turhal Ovası, Erbaa Ovası, Niksar Ovası,
Omala (Gözova), Artova Ovası ve Zile Ovasıdır.
Vadiler : İlimiz sınırları içerisinde doğu-batı
doğrultusunda üç önemli vadi uzanmaktadır.
Birbirlerinden sıra dağlar ile ayrılan bu
vadiler kuzeyden güneye doğru Kelkit Vadisi,
Tozanlı Vadisi, Çekerek Vadisi'dir. Diğer bir
vadi, ortasından Behzat deresinin geçtiği ve
şehir merkezinin yer aldığı vadidir.
Vadilerin yapısı yer yer boğaz vadiler şeklinde
uzanır. Bazı yörelerde vadi tabanları geniş
alanlar kaplayarak ova özelliği taşıyan geniş
tabanlı vadiler şeklindedir.
Platolar (Yaylalar); ilimiz kuzeyindeki Canik
dağlarının güney kesimlerinde, Kelkit ve Tozanlı
vadileri arasında uzanan dağların bir bölümünde
platolar yer alır. İlin batısındaki dağlar arası
akarsu vadileri ile parçalanmış plato düzlükleri
görünümündedir.
İlimizde yer alan önemli yaylalar: Topçam
Yaylası, Çevreli (Muhat) Yaylası, Dumanlı
Yaylası, Selamen Yaylası, Kızılcaören Yaylası,
Bozcalı Yaylası, Batmantaş Yaylası, Buğa'lı
Yaylası, Çamici Yaylasıdır.
AKARSULAR:
Tokat İlinin başlıca akarsuları: "Yeşilırmak'ı
oluşturan Tozanlı Çayı, Kelkit Çayı, Çekerek
Çayı ve şehir merkezinden geçen güney - kuzey
uzantılı Behzat deresidir. Mevsimlik bir akarsu
olan (özellikle ilkbalar mevsiminde karların
erimesi ile bol su taşıyan) Keten deresi de
Topçam dağlarının kuzeyinde doğu-batı
doğrultusunda akan önemli bir akarsudur.
TOZANLI ÇAYI: Yeşilırmak'ın ana koludur. Sivas
bölgesinde Köse dağının 2801 m. yükseltisindeki
batı aklanından kaynaklanır. Batıya doğru;
kuzeyde; Karacan, güneyde Tekeli dağlan
arasından geçer, birçok yan dereler ile
beslenir. 365'nci km de Almus Barajı'na ulaşır.
Kuzeyde Dönek, güneyde Mamu dağları arasındaki
12 km lik boğazdan geçerek Omala (Göz.ova)
Ovasına girer. Buradan Karakaya boğazını
geçtikten sonra Kazova'ya ulaşır. Tokat'ta
Behzat deresi, Turhal'da Hotan ve Gülüt
derelerinin sularını alarak, Turhal ovasından 30
Km. lik bir boğaz ile Amasya ili sınırları
içerisinde Gendingel ovasına girer ve Çekerek
suyu ile birleşir. Tozanlı çayı üzerinde Almus
Barajı, Ataköy Barajı, Gözova Regülatörü,
Gümenek Regülatörü gibi önemli tesisler
kurulmuştur.
KELKlT ÇAYI: Erzincan m kuzeyinde Sipikör, Pülür,
Otlukbeli, Sarhan ve Balaban dağlarından
kaynaklanan suların Gümüşhane'nin Kelkit İlçesi
yöresinde birleşmeleri ile oluşur. Kaynak kodu
1460 metredir.
Tokat il sınırlarına Reşadiye'nin Umurca Köyü
yakınlarında girer. Yusufbey köprüsünden - Fatlı
köprüsüne kadar dar bir vadiden doğu-batı
doğrultusunda akar ve Niksar ovasına ulaşır.
Daha sonra Erbaa ovasını kat ederek Kale
boğazında Tozanlı çayı ile birleşir.
ÇEKEREK ÇAYI: İlin güneyindeki Çamlıbel
dağlarından kaynaklanır. Kızık, Çalı ve Fineze
dereleri ile Çamlıbel Kasabası civarında
birleşir.
Kuzeydoğu - güneybatı doğrultusunda Artova,
Yeşilyurt, Sulusaray ilçelerinden geçerek
Alanyurt köyünün batısından Yozgat sınırına
geçer. Buradan kuzeye yönelir ve tekrar ilimiz
sınırlarına girdikten sonra Amasya'nın Kayabaşı
yöresinde Tozanlı ile birleşir.
Çekerek çayı üzerinde Zile İlçesi sınırları
içerisinde Süreyyabey barajı inşaatı çalışmaları
devam etmektedir.
GÖLLER:
DOĞAL GÖLLER:
ZINAV GÖLÜ: Reşadiye ilçesinin Yolüstü (Meğedüm)
Köyüne 3 Km. uzaklıktadır. Gölün suları
tatlıdır. Göl bir dere ve küçük sularla
beslenir. Ortalama l ,5 Km2 alana sahiptir.
Gideğeninden (Gölayağından) boşalan sular kelkit
çayına ulaşır. Kenarlarında bataklık yerler
yoktur. Ortalama derinlik 10-15 metredir. Etrafı
korunmaya alınmış orman alanıdır. Gölde
kızılkanat denilen çok lezzetli bir tatlısu
balık türü yaşamaktadır.
GÜLLÜKÖY GÖLÜ: Reşadiye ilçesinin Güllüköy
yöresindedir. 165.000 m2 lik bir alan
kaplamaktadır. Yan dereler ve ilkbaharda eriyen
kar suları ile beslenir. Ortalama derinliği 7
metredir. Suları tatlıdır.
KAZ GÖLÜ: Pazar-Zile karayolu üzerinde, Uzümören
kasabası yöresindedir. 7000 dönümlük bir alanı
kaplar. Gölün geniş bir bolümü sazlarla
kaplıdır. Bu sazlıklarda yabankazı, yaban ördeği
ve bir çok türde yaban kuşları barınmaktadır.
Göl sularında lezzetli sazan balığı
yaşamaktadır. Gölün Milli park haline dönüştürme
çalışmaları sürdürülmektedir.
YAPAY GÖLLER:
ALMUS BARAJ GÖLÜ: Almus ilçesinin 3,5 Km. kuzey
doğusunda Tozanlı çayının hafif bir dirsek
çevirerek Omala (Gözova) ovası boğazına girdiği
yerde zonlu toprak dolgu tipinde yapılmıştır.
Şedde yüksekliği 95 metre. Tepe uzunluğu 350
metre, tepe genişliği 12 metre, gövde dolgusu
3.500.000 m3 tür. Baraj gölü 950.000.000. m3
hacimlidir. Göl yüzeyi 31.3 Km2 dir. Göl
uzunluğu 22 Km. gölün en derin yeri 74 metredir.
Kapaksız, yan kanalı dolu savak 1550 m3zsn su
geçirebilir kapasitededir.
Göl suyu hidroelektirik tesislere 519 metre
uzunluğunda kuvvet tüneli ile girer ve üç adet
dikey eksenli Francis türbünleri ile ayrıca
sulama çıkışından ırmağın yatağına karışır.
Hidroelektirik santralinde herbiri 13.000 KVA
lık 3 jenaratör vardır.
Baraj Arı İnşaat T.A.O.tarafından yapılmıştır.
Yapım çalışmaları 23.07.1959 da başlamış ve
baraj 5 EKİM 1966 tarihinde işletmeye
açılmıştır. Baraj hidroelektrik enerjisi
üretmek, tarım alanlarına sulama suyu sağlamak,
sel taşkınlıklarını önlemek amacı ile
yapılmıştır. Gölde yayın, sazan ve alabalık türü
tatlı su balıkları vardır.
Barajın etrafı ormanlarla kaplıdır ve göl
kıyılarında bir çok koylar bulunmaktadır. Bu
özelliği ile Tokat ve çevresinin önemli piknik
ve dinlenme yeridir. Tokat'a uzaklığı 36 Km. dir.
Tokat İli Orta Karadeniz bölümünün iç
kısımlarında yer almaktadır. Bu nedenle ilimiz
hem Karadeniz iklim özellikleri, hem de İç
Anadolu'daki step (kara) ikliminin etkisi
altındadır. Bu özelliği ile Tokat'ın iklimi;
Karadeniz iklimi ile iç Anadolu'daki step iklimi
arasında bir geçiş iklimi özelliği taşır.
İlimizde etkili olan iklimin özelliği genel
olarak yaz mevsimi alçak alanlarda sıcak-kurak,
yüksek yerlerde serin yer yer yağışlı, kış
mevsimi soğuk ve kar yağışlıdır. Tokat'ın iklim
özelliğinde denize olan uzaklığın ve yüksekliğin
etkisi önemlidir. Bu nedenle ilimizin ikliminde
kuzeyden güneye doğru (yükseltinin artması
nedeniyle)önemli farklılıklar görülür. Güneye
doğru kış mevsimi daha sert bir karakter
gösterir.
Tokat Meteoroloji istasyonunda yapılan kayıtlar
esas alındığında son 38 yıllık istatistiklere
göre iklimle ilgili bazı özellikler şöyledir.
En soğuk ay ortalama 1,8 "C ile ocak, en sıcak
ay ortalama 21,8 "C ile temmuz ayı olmuştur.
Ölçülen en sıcak gün 18 Temmuz 1962 yılında
40,0 "C, en soğuk gün ise Ocak 1972 yılında
-23,4 "C olmuştur. Yıl içinde sıcaklığın 30
derecenin üstüne çıktığı günler 36 dır. 20 "C"nin
üstüne çıktığı günler ise 176'dır. Isının
ortalama O "C'nin altına düştüğü günler 60'dır.
İlin yıllık ortalama sıcaklığı 12,8 "C'dir.
İlçelerin yıllık ortalama sıcaklığı ise
şöyledir; Turhal 12.9 "C, Pazar 12.2 "C, Zile
11.5 "C, Artova 8,1 "C, Sulusaray 9,3 "C, Erbaa
14,1 "C, Niksar 14,2 "C ve Reşadiye 12,8 "C'dir.
Tokat merkezinin yıllık ortalama yağış tutarı
444,4 mm'dir. En fazla yağış 58,0 mm ile mayıs,
53,7 mm ile nisan aylarında en az yağış ise 8,6
mm ile ağustos ayında görülür. Ortalama kar
yağışlı günlerin sayısı 13 tür. Karın ortalama
yerde kalma süresi ise 21 gündür.
İlçelerdeki yıllık yağış miktarı da şöyledir:
Turhal 413,3 mm, Pazar 448,6 mm, Zile 450,7 mm,
Artova 533,9 mm, Sulusaray 436,0 mm, Erbaa 585.3
mm, Niksar 508,7 mm ve Reşadiye 458,5 mm dir.
Rüzgar Durumu : Değişik yönlerden esen rüzgarlar
Tokat'ın iklimini ve tarım alanlarını etkilemesi
bakımından önemlidir.
Yaz aylarında en hakim rüzgar doğu-kuzeydoğu
doğrultusunda esen poyrazdır. Sonbaharın
başlarında da etkili olur. Bu rüzgar yazın
estiğinde serin ve kurudur. Yine yaz mevsiminde
zaman zaman kıbleden rüzgarlar eser. Samyeli
denilen bu rüzgarların yöredeki diğer bir adı da
kabayeldir. Estiği günlerde kavururcu
sıcaklıklara neden olur. Kışın kuzey batıdan
esen karayel, kuzeyden esen yıldız ve yine
doğu-kuzeydoğu yönünden esen poyraz , havaların
soğuk geçmesine ve kar yağışlarına neden olur.
İlkbaharda ise batıdan esen rüzgârlar ve güney
batıdan esen lodos havaların yumuşamasına ve bol
yağışlara neden olur. Bu rüzgarlar zaman zaman
yıldırım düşmelerine ve yöre tarımını olumsuz
etkileyen dolu yağışlarına da neden olur.
BİTKİ ÖRTÜSÜ VE HAYVAN TÜRLERİ:
Tokat ili topraklarının yaklaşık olarak %48,8'ı
orman ve fundalıklarla %34,8' ekili - dikili
alanlarla, %14,5 çayır ve meralarla kaplıdır.
%1,9'u ise tarıma elverişsiz alanlardan oluşur.
Ormanlar daha çok Almus, Reşadiye ve Niksar
ilçeleri dolaylarındadır. Karaçam, sarıçam,
köknar, gürgen ve sedir gibi ağaç türleri en
yaygın olanlarıdır. Bu ağaç türlerinin
içerisinde yer yer fındık, kızılcık, yabani
erik, elma, ahlat, alıç, gibi türlere de
rastlamak mümkündür. Ovalarda ve vadi
tabanlarında ise söğüt ve kavak çoğunluktadır.
İlin güney kesimlerinde (Artova ve Zile
dolayları) ağaçlar çok seyrekleşir. Bu yörelerde
hakim bitki örtüsü bozkırlar (step)dır. İlkbahar
ve yaz başlarında yeşil olan bu bitki örtüsü yaz
sonlarında sararır, bozkır görünümünü alır.
Dağların ve ormanların geniş yer tuttuğu ilde
değişik türlerde yaban hayvanları da
yaşamaktadır. Bunların başlıcaları, kurt,
tilki, sansar, tavşan, sincap, vaşak, ayı ve
domuzdur.
Kuş türlerinin nesilleri ise giderek
tükenmektedir. Bu türden önemli av hayvanları
kınalı keklik, bıldırcın ve yaban ördeğidir.
Balık türleri olarak akarsularda yer alan ve
göletlerde yetiştirilen sazan, aynalı sazan, ve
yayın balığı önemlidir. Ayrıca Zınav gölünde
kızılkanat adı ile tanınan lezzetli bir tatlı su
balık türü yaşamaktadır.
|